Çocuklar El Öptürmeyin…

26, 2009, 12:34 pm | Aile, Çocuk, Sağlık, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

İSTANBUL Müftüsü Mustafa Çağrıcı, domuz gribi salgını karşısında bir önlem olarak, yarın kutlanmaya başlayacak Kurban Bayramı’nda öpüşülmemesini, çocuklara el öptürülmemesini istedi.
Prof. Dr. Çağrıcı, “Bayramı kutlayacak vatandaşlarımızın bana göre de olabildiğince bu el öpme ve öptürme geleneğimize bir ara vermeleri yararlı olacaktır. Bana göre ‘Dinen de zorunludur’ diyebilirim, yani” dedi.
Prof. Dr. Çağrıcı, el sıkılaşılabileceğini ancak bunda da dikkatli olunmasını isteyerek, şunları söyledi:
“Peygamber efendimiz el öpmedi ama el öptürdüğünü de hatırlamıyoruz. Daha doğrusu buna dair bir bilgi yok. Özellikle bir hadis var. Orada sahabi dediğimiz arkadaşlarından biri soruyor ‘Ya Resulullah, biz el öpebilir miyiz?” diyor ona ‘Hayır öpemezsiniz’ cevabını veriyor. ‘Peki sarılabilir miyiz?“ diye soruyor ona da olumsuz yanıt veriyor’., ‘El sıkışabilir miyiz?’ diye soruyor ona da“Sıkışabilirsiniz” diyor. El öpme milli örfümüzdür. Tabii ki güzeldir. Örflerimizi milli kimliğimizi ifade eden güzellikleri yaşamamız gerekir. Ama böyle zamanlarda, yani artık iş sağlık sorunu ile ilişkili olduğuna, dinimizde de sağlığı korumanı dinin 4 temel amacından biri olduğuna göre, dikkat etmemiz gerekir. Bu dört amaçtan biri sağlığı hayatı, ikincisi aklı, üçüncüsü dini, dördüncüsü de nesli korumaktır. Biliyorsunuz sağlığı korumak sözkonusu olunca, duruma göre farz ibadetleri bile yapılmayabiliyor. Bana göre de olabildiğince bu el öpme ve öptürme geleneğimize bir ara vermeleri yararlı olacaktır.

Kuru Fasulye Tarifi

30, 2009, 8:08 pm | Gıda, Kadınlar, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , , ,

kuru fasulye

Kuru fasulye varsa pilav ve cacık olmalı eşim için. Yada barbunya, pilav ve cacık. Bu menü eşimin menülerinden biridir. Daha önceden yengemin güveçteki kurufasulyesinin tarifini vermiştim. Bu da benim düdüklüde pişirdiğim pratik tarifi.Yarında pilavının tarifini ekliyeceğim siteye. Düdüklü tencerede yemek yapmak oldukca zaman kazandırıyor insana. Bu sebeple herkeze tavsiye ederim. Markası yada kapağı , modeli ne olursa olsun ama elinizin altında bir düdüklü tencereniz olsun derim ben. Bu sadece  bir tavsiye.  
Malemeler:
2 su bardağı kuru fasulye + 1 litre sıcak su+ 1 tatlı kaşığı şeker+ 1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı salça
2 adet kuru biber
1 büyük baş soğan
1 adet yeşil biber
1 adet domates
1 çay kaşığı tepeleme kırmızı toz biber
1,5 litre sıcak su
5-6 yemek kaşık sıyı yağ

Devam Kuru Fasulye Tarifi…

Bitkilerle Zayıflamak İstermisiniz?

30, 2009, 12:32 pm | Doğa, Gıda, Kadınlar, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , ,

zayıflama

Bitkilerle zayıflamaya ne dersiniz…
Reçete 1:
Malzeme: limon, greyfurt, bal, su
Hazırlanışı: 3 tane limon ile 2 tane greyfurt kabukları soyulmadan inci ince kesilir. Üzerine, 4 su bardağı su konulur. 15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir. 15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür. Sabah akşam, birer su bardağı içilir.
Reçete 2:
Devam Bitkilerle Zayıflamak İstermisiniz?…

Vişne Hakkında Bilgiler

30, 2009, 12:19 pm | Genel, Kadınlar, Sağlık, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Vişne
Vişne (Prunus cerasus), Rosaceae familyasından kiraza benzeyen ve tadı kiraz tadından daha ekşi olan bir meyve türü.Birçok kaynakta vişnenin muhtemel anavatanı olarak Hazar Denizi ile Kuzey Anadolu dağları arasında kalan bölge kabul edilmektedir. Devam Vişne Hakkında Bilgiler…

Pişirme Önerileri

14, 2009, 12:23 pm | Gıda, Kadınlar, Sağlık, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

domates

Lezzetli, sağlıklı & hafif pişirme önerileri:
Yiyecekler aşırı derecede pişirilmemeli. Çünkü bütün besin değerleri kaybolabilir.En sağlıksız pişirme şekillerinden biri mangaldır. Besinlerin eriyen yağları ateşin üstüne aktıkça yanarlar ve tehlikeli kanserojen madde üretirler. Kızartılırken yanan veya kahverengileşen ekmekler de tehlike oluşturur. Yemek pişirilecek tencere cam ya da paslanmaz çelikten olmalı.
Yemeği tatlandırmak için kokulu bitkiler, baharatlar, yağsız yoğurt, tuzu azaltılmış soya sosu, limon ya da sirke kullanabilirsiniz.

Çocuğunuz Sağlıklı Tatil Geçirsin

13, 2009, 1:19 pm | Sağlık, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Çocuğunuz sağlıklı tatil geçirsin
İşte bebeğinizi güneşin zararlı ışınlarından korumanın yolları..
Uz. Dr. Gökhan Mamur, çocuklarla sağlıklı bir yaz tatili için
anne babalara önerilerde bulundu.Siz nasıl giyiniyorsanız çocuğunuzu da öyle giydirin.
Yaz aylarında bebeğinizin giysileri konusundaki genel kuralımız şudur; siz nasıl rahat
ediyorsanız bebeğiniz de o şekilde rahat edecektir.Yani sıcak ortamda size bir tişört
ve şort yetiyorsa, bebeğiniz için de aynı şey geçerlidir.  Güneşten koruyan bir şapka,
ince pamuk bir giysi idealdir. Unutmayın soğuk eller ve ayaklar bebeğinizin üşüdüğünü
göstermez ama ter çocuğunuzun sıcakladığını ifade eder. Klima ve vantilatörler çocuğunuzun
rahatlamasını sağlayacaktır ancak uzun süreler doğrudan üzerine üflemesine izin vermeyin.
“Çok üşüdü”- “çok ısındı” bu iki kavram eşdeğerdir.Buna göre davranmalısınız.  Bebeğinizdeki;
kuru cilt, ateş, ishal, sinirlilik veya uykuya eğilim, havale gibi belirti ve bulgular onun aşırı derecede
ısındığını ifade eder. Hemen tıbbi yardım almanız gerekir.
• Sıcak havada önlem alın
-Herhangi bir koşulda, herhangi bir zaman çocuğunuzu yalnız olarak arabada bırakmayın. 
Camları yarı açık bir aracın iç ısısı 15 dakikada 35 dereceden 40 dereceye çıkmaktadır. 
Camlar kapalı ise bu ısı 65 derecedir.-Ateşi olan çocuğun giysileri hafifletilmeli.-Sıcak hava = Bol
sıvı tüketimi-Çok sıcak ve nem oranı yüksek havalarda çocuğunuzu bir anda 30 dakikadan fazla
dönemler için oynamasına izin vermeyin.Bulutlu Günlerde Bile Çocuğunuzu Güneş Işınlarından Koruyun
• Güneş ışınları 10:00-15:00 arası dönemde çok etkilidir.
• Güneş ışınlarının yüzde 80’i bulutlardan geçebilmektedir dolayısıyla bulutlu günlerde bile güneşten
korunmak gerekir.
• Su ve kum güneşin ışınlarını yansıtır, dolayısıyla cildin etkilenmesini artırır.
• Ciltteki su ultraviole ışınların geçişini kolaylaştırır. Dolayısıyla suda daha fazla korunma gerekmektedir.
• Güneş şemsiyeleri veya ağaçlar güneşin etkilerinden korunmak için yeterli değildir.
• 0-12 aylık çocukların ciltleri özellikle ince olduğundan güneş ışınlarına karşı çok hassastır. Bu dönem içinde
gelişen önemli bir güneş yanığı, çocuğunuzun ileriki yaşamında ölümcül cilt kanseri riskini ikiye katlamaktadır.
Bunun dışında erken yaşlarda bronzlaşmanın bile ileride cilt kanserine yol açabileceği gösterilmiştir. Cilt
kanserlerinin yüzde 90’ı önlenebilmekle birlikte bunlara güneş neden olmaktadır.
• Açık tenli ve açık göz renkli kişiler daha çok risk altındadır.
• “Güvenli bronzlaşma” diye bir kavram yoktur.  Bronzlaşma cilde zarar vermektedir.
• Burun, dudak ve kulaklar güneşin etkilerine en açık vücut alanlarıdır.
Koruyucu Kreminizi Güneş Altında Değil, Güneşe Çıkmadan Önce Sürün
• Yaşamın ilk altı ayında bebeklerin doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalarına dikkat edilmelidir.  Doktora
danışılmadan güneş kremi sürülmemelidir.
• Güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce daha büyük çocuklara güneş kremi sürülmelidir. Özellikle giysilerin
korumadığı alanlara dikkat edilmelidir.
• Çocuklar ilk başta birkaç dakika, daha sonra 20 dk’ya kadar doğrudan güneş ışığına çıkarılabilir.
• Bebeğiniz altı aylık olduktan sonra çantanızda mutlaka güneş kremi bulundurmalısınız.
• Güneşe maruz kaldığında çocuğunuza gölgelikli şapka takın. Bunun dışında denize bile girse vücudunun üst
kısmını koruyacak bir giysi giydirin.  Giysiler hafif ancak sık dokunmuş olmalıdır.
• Çok sıcak havalarda dışarıdaki kalışınızı günün erken veya geç saatlerinde yapın. Mümkün oldukça günün
ortasında dışarıda bulunmayın.
• Su ile oynayan çocuklarınıza suya dayanıklı güneş kremi sürün. Oyun bitince kurulayın ve tekrar güneş kremi
sürün.
• Çocuğunuz herhangi bir ilaç kullanıyorsa ışığa duyarlılık yaratmadığından emin olun.
• Çocuğunuz için en iyi örneği siz oluşturun ve kendinizi koruyun.
Güneş Kreminizi Seçerken…
• Bebek ve çocuklarda 20-30 koruma faktörü yeterlidir.
• Çok açık tenlilerde 30 faktör uygundur.
• Ürün, kısa ve uzun ultraviole ışınlardan korumalıdır. (UVB ve UVA)
• Ürünlerdeki bazı maddeler alerjik cilt cevaplarına yol açabilmektedir.  Bunlar PABA içeren ürünlerdir. Çocuğunuzun
ön kolunda bir santimetrelik alana bir gün öncesinden üründen bir parça sürün.  Üzerine yara bandı yapıştırın. 
Bir gün sonra yara bandını çıkarın ve çocuğunuzu güneşe çıkarın (Vücudunun diğer bölgeleri giysi ile korunurken). Herhangi
bir kızarıklık gelişirse o bölgede başka bir ürün kullanın.
• Suda koruma için ürünlerde 2 özellik vardır.  “Waterproof” 4 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır.
 “Waterresistant” 2 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır.
Güneş Yanığı Bulguları:
• Maalesef güneş yanığı bulguları güneş yanığı oluştuktan sonra kendini belli eder.  Dolayısıyla önlem almak çok önemlidir.
• Ağrı belirtisi ile birlikte kızarıklık, ateş, ciltte su toplanması klasik bulgularıdır.
Güneş Yanığında Tedavi Önerileri:
• Küçük bir havluyu su ile ıslatın ve yanık olan alanlara hafifçe uygulayın.  Bunu 15 dakika kadar uygulayın ve gün içinde
 4-5 kere tekrarlayın.
• Cilt nemlendirici krem sürün. Vazelin uygulamayın çünkü bu hava temasını önler ve hava teması iyileşme için gereklidir.
• Parasetamol ağrı için kullanılabilir.
• Ciltte su toplaması varsa doktora göstermenizde fayda vardır.
Çocuğunuz en az 9 yaşına gelene kadar suya giderken sizin gözetiminizde olmalı.
Ülkemizin coğrafi özellikleri ve mevsimin ısısı göz önünde bulundurulduğunda deniz veya havuza girmek kaçınılmaz
olmaktadır.  Ancak masum görünen bu eğlenceli ortam bazen çok üzücü sonuçlara yol açabilmektedir. Suyun bulunduğu
her ortamda çocuklarınıza çok dikkatli olmanız gerekir. Ebeveyn su yakınında veya suya giren küçük çocuktan en fazla bir kol
mesafesi kadar uzak olmalıdır.
• Her türlü havuzda çocuğunuza çok dikkat etmelisiniz.  Bu bebek havuzu ve birkaç santimetrelik su anlamına bile gelse.  Bebek
havuzu kullanımda değilken ters çevrilip bırakılmalıdır.
• Havuzunuz var ise bunu tamamen parmaklık ile çevirmelisiniz. Kapının kolay açılmaması şart ve açıldığında ev içinde bir alarmın
sizi uyarması uygundur.
• Havuz kullanımda değilken çevresinde veya içinde oyuncak bırakmayınız. Oyuncaklar çocuklarınız için çekici gelebilir ve suya düşebilirler.
• Deniz simidi gibi nesneler genelde çocuklara ve ebeveyne yalancı bir güven duygusu verir.  Kullanırken onlara kesinlikle güvenmeyin.
• Çok veya az klor çocuğunuza zarar verebilir.  Onun için temiz ve bakımlı havuzlara girmesini sağlayın.
• “Büyük” tuvaletini tutamayan çocuklar havuza girmemeli. Dışkı suyu mikrop yuvası haline getirip insanları hasta edebilir. Bu tür durumlar
için özel yüzme bezleri vardır.  Bunları temin etmeniz hem çocuğunuz hem de çevreniz açınızdan faydalı olacaktır.
• Siz havuzda ya da denizdeyken yağmur yağabilir, yağmura yıldırım da eşlik ediyorsa su aktivitelerinizi sona erdirin ve o bölgeden
uzaklaşın.
• Yat veya bu tür gezilerde çocuklarınıza mutlaka yelek giydirin.

Deniz Ve Havuzlara Girmeden Önce Dikkatli Olun

9, 2009, 10:04 am | Dünya, Sağlık, Yaşam kategorisinde yayınlandı | Yorum yapın
Etiketler: , , , , , , ,

havuz ve denize dikkat

Deniz ve havuzlara dikkat edin.Salgın çıkabilir
Yaz mevsiminde deniz veya havuza girerek serinlemek isteyen insanların sayısının artması, gerekli sağlık kurallarına uyulmaması halinde ciddi salgın hastalıklara neden olabiliyor.Uzmanlar özellikle yetişkinlerin deniz ve havuza girdikten sonra mutlaka gerekli temizliği yapmaları gerektiği uyarısında bulunuyor. Aksi halde bağışıklık sistemi tam gelişmeyen küçük yaştaki çocukların ciddi bir salgın hastalıkla karşı karşıya kalabilecekleri belirtiliyor.Her yıl yaz mevsimiyle beraber, vatandaşların serinlemek amacıyla denize veya havuza girmesi sonucu bulaşan virüsler, çocukları yatağa seriyor. Özellikle 2 yaş ve altı grubu bebeklerin hastanelere akın ettiğini belirten Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Mustafa Çıtlak, kendilerine son üç haftadır günlük ortalama 200-250 civarında çocuğun ani başlayan ateş, şiddetli karın ağrısı, kusma ve ishal şikayetleri ile getirildiğini söyledi.Bu durumu, yazın insanların serinlemek amacıyla deniz veya havuza girmesi sonucu ortaya çıkan çeşitli virüslere
bağlayan Dr. Çıtak, “Her sene mevsim geçişlerinde yazın başlaması ile bu tip salgın hastalıklarla karşılaşmaktayız. Anne ve babalar, özellikle çocuklarında ani başlayan ateş, şiddetli karın ağrısı ve kusma şikayetleri ile acilimize başvuruyor. Burada etken daha çok virüsler. Özellikle, Adeno virüs, Coxachie virüs ve Corona virüs ya da benzeri bazı
virüslere bağlı olarak mide, bağırsak enfeksiyonları görülebiliyor. Acil servisimize günde 100-150 arası çocuk, polikliniğimize ise günlük hafta içi 100-120 hasta aynı şikayetle geliyor. Acil servis ve polikliniğimize 24 saatte 200-250 çocuk geliyor.” dedi.Virüslerin daha çok ağız yoluyla, el teması veya suyla kolaylıkla bulaşabildiğini ifade eden Dr. Çıtlak,
“Özellikle yaz mevsiminin başlaması ile denize ve havuza girilmesi neticesinde çocuklar bunu suyla beraber alıyorlar ve midedeki enfeksiyona bağlı kusma, karın ağrısı, ateş ve nadiren de eğer bu mikrop varsa ishal karşımıza çıkıyor. Yazın havaların ısınması ve alınan sıvı miktarının artmasına bağlı olarak bu tip hastalıklarla daha çok karşılaşıyoruz. Ev içerisinde el teması ile rahatsız olan kişilerden sağlam olan kişilere bu tip hastalıklar buluşabiliyor. Evde rahatsız olan bir tane çocuk varsa bu çocuğun diğer kardeşini öpmesi, ellemesi ile bulaşabiliyor ve neticede bütün ailedeki çocukların hasta olup aynı şikayetle hastanemize başvurduğunu görmekteyiz.” diye konuştu.Çocuk hastalıkları uzmanı Dr.Mustafa Çıtlak, yaz döneminde denize giren yetişkinlere şu tavsiyelerde bulundu: “Bizim önerebileceğimiz şeyler malum yaz ayı serinlemek amacıyla denize ve havuza girebilir
insanlar. Aileler özellikle denize ve havuza sokarken, çocuklarının ağızlarına ve burunlarına su kaçırmamalarını fazla suyun içerisine kafalarını sokturmamalarını ve su yutturmamalarını öneriyoruz.Evlerine geldikten sonra da çocuklarına duş aldırmalılar ve ellerini yüzlerini güzelce yıkatmalılar el temasıyla da hastalık bulaşabileceği için el temizliği çok önemli, dışarıdan eve gelen yetişkin veya çocuk herkesin ellerini ve yüzlerini güzelce yıkamaları da koruyucu önlem olarak etkili olabilmekte. Diğer taraftan yediğimiz, içtiğimiz meyve ve sebzelerin
hijyenik olması da koruyucu bir etkendir. Bizim ailelere önerimiz aşırı kusma olan çocuklarını acil polikiliniğimize getirsinler. Aşırı kusmaya bağlı vücutta aşırı sıvı ve madde kaybı oluşuyor ve sıvı ve madde kaybına bağlıda bir takım vücut fonksiyonları bozulabiliyor özellikle 1 yaş ve altındaki çocuklarda sıvı dengesi daha çabuk bozulabileceği için bu tip
sıkıntılarda ailenin hastanelere başvurmalarını önermekteyiz. Aşırı kusan çocuklara serum takılması, sıvı kaybının önlenmesinde etkili oluyor ve 6-12 saatlik bir sürede kusmayıkontrol altına alabiliyoruz; ancak ishal olan çocuklarda bunun tedavi süreci daha uzun süre alabiliyor.”Çocuklarının aniden karın ağrısı, ateş ve kusma şikayetiyle hastaneye akın
eden velilerden Reyhan Uçar, 6 yaşındaki oğlu Berkan Uçar’ı acil serviste doktora muayene ettirdi. Anne Uçar, “Dün Kapuz plajında denize gittik. Eve dönünce hastalandı. Akşamdan beri kusuyordu. Ben de oğlumu buraya getirdim.” diyerek yaşanan tehlikeye dikkat çekti.Acilde 4 yaşındaki Sude Miray Turpçu’yu da muayene eden Uzman Dr. Mustafa Çıtlak, çocuğun eski sağlığına kavuşması için birkaç gün hastanede tedavi altına alınacağını kaydetti. Anne Özlem Turpçu da kızlarıyla denize gitmediklerini; ancak hastalığın bulaşmış olabileceğini kaydetti.

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Pool, Borja Fernandez tarafından yapılmıştır.
Yazılar ve yorum feeds.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.